10 Temmuz 2017 Pazartesi

Yılandan Korkmam







"Geçtiğimiz günlerde Konya da ufak bir yılan ısırdı beni. Yılandan hiç korkmazdım ama ısırınca en az yalan kadar korktuğumu anladım. Yine de korkmuyorum. Yalandan da yılandan da. Neyse olur insan başına gelir dere kenarında oturursun bir bakarsın hiç ummadığın zamanda ummadığın yerden ısırmıştır hayvan...


Sonra İstanbul'a geldim arada olan tatsızlıklar tadı tuzu onlardan bahsetmiyorum bile. Yeni odama taşındım bir güzel temizledim falan eskiden kalan arkadaş pencerenin önünü dolu kullanıyordu. Ben boşalttım. Yatağımın yanı pencere altında da minik bir sehpa üstünde " biraz bilgisayardan işlerimi halledeyim de öyle yatarım " dediğim ama halletmeden yattığım bilgisayar. Neyse bir güzel uyudum. Sabah saat 08.10 da arkadaşım beni uyandırmak için arıyor. Bilgisayarın yanında telefon alıp yastığımın yanına koydum bir daha arayacağına güvenip uyanamayışımı garantiye aldım kendi çapımda. Sonra saat 8.45 uyandım artık bir kaç kez arama sonucu. Kalktım doğruldum yerde bir sigara. Hiç birimizin içmediği türden. Ben farklı takılıyorum sarıyorum falan sevindim " iyi sabah sigarasına uğraşmayacağım" sonra bir baktım sehpada bilgisayar yok. Şarj kablosu duruyor kendisi yok. Koştum diğer odalara arkadaşlar mı aldı diye yok. Dedim gitmiş bilgisayar adam bir de sigarasını düşürmüş. Ne yalan söyleyim üzüldüm malın gittiğine bile üzüldüm. Bir de ihtiyacın varken gitmesi üzdü. Neyse Allah'tan dedik vardır bir hikmet. Polis falan formaliteden bir sürü şey. Boş yani biliyoruz. Buz gibi bir su içtim sıcaktı havalar zaten iyi geldi.


Sonraki gün telefonum şarjı %3 kırmızı işim de var kapanmaması lazım eve geldim. Şarj dolmuyor temassızlık var sanırım şöyle aşağı yukarı bir yaptım elimde kaldı şarj aleti. Gecenin bir vakti şarjım bitti şarj aleti yok neyse komşu komşunun külüne muhtaç hesabı rica ettim şansa varmış onda da aldım geceyi kurtardım."






Şimdi bunların hepsi yaklaşık 2 hafta içinde oluyor tabi başka başka şeyler de oldu büyüklü küçüklü. Bazen hepsi üst üste gelmiş gibi olur hayatına göre. Ne hayatlar var unuturuz aslında ama görmediysek ya da kendimizde kaybolduysak üst üste geldi deriz. Bıkar yoruluruz. Demem o ki dostlar bazen çok güzel sınanıyoruz çok güzel. Şikayet edip ölmeyi bile istersin gafletle ya da gerçekten samimiyetle anlam bulamadığın için yaşantında. Ama alıyorsun işte nefesi kendi imkanlarınla ölmek kurtuluş değil zulm. O yüzden bunu bir kere çıkarmak gerek kafadan. Diyelim ki Allah bizi seviyor Allah bizi fazla sınıyor sabrını selametin için sınıyor. Fazla sevildiğini de düşünme o da biraz hoş olmaz tabi. Demek istediğim bunun en ikna edici açıklaması bu. Ne bu dünyaya çile çekmeye geldin ne de herkes sana düşman. Tek mesele sorunların büyük küçük sorunların karşısında nasıl durabiliyorsun. Sabrın sonu selamettir duruşunu çok seviyorum. Keşke ben dahil herkes onu hakkıyla yapabilse. İyi düşün iyi olsun var bir de. Baktığın zaman iyi düşündüğün için iyi olmasa bile kötü düşünmediğin için kötünün olmaması iyi. Her koşulda iyiyi düşünmek biraz daha akıl karı. Yakınlar eşler dostlar bunların da kıymetini bilmek lazım iyisinde kötüsünde. E sadece kötü şeyler başına gelmiyor zaman zaman sen de kötülük edebiliyorsun insanlara hatta eşine dostuna bile. Buna rağmen yanında var olanlar varolsun. Her şey Allah'tan yalanı da yılanı da sen öyle güzel sınanıyorsun ki kendi hesabında sabrını göster iyiliğine sahip çıkmaya bak.





İçini bil mümkünse bildir. İyiliği iyi şeyleri paylaşmak yerine zamanına göre teşviktir davettir. Ama her şeyden evvel sabır ... Bir de eş dost Varolsunlar...